Sonbaharda Kamp Başkadır | Erikli Yaylası

Yoldaki Dansçı 25 Kasım 2017

Öncelikle yazıma şu video ile başlamak istiyorum. Çünkü ne kadar detaylı yazsam da bu hissi daha iyi anlatabileceğimi düşünmüyorum.

Genelde yağmurun kafamızda hep negatif bir algısı vardır. Bunun en büyük nedeninin şehirler olduğunu düşünüyorum. Şehirde yağmur demek daha fazla trafik demek, yağmurdan kaçan daha fazla insan demek gibi algılanıyor. Oysa yağmurdan kaçmamıza gerek yok sadece onunla vakit geçirmesini bilmeliyiz. Bunun için doğru ekipman ve planlama yeterlidir. Ekipman dediğime bakmayın, aşağıda daha detaylı bir liste vereceğim ama en basit haliyle yağmurda ihtiyacımız olan en temel ekipmanlar; 1 adet basit bir yağmurluk, 1 adet basit bir branda ve 1 adet su geçirmeyen bot. Bundan sonrası tamamen konfor meselesi.

Ben yağmuru seviyorum. Neden derseniz en basit haliyle, bana bu güne kadar en fazla haz veren ateş yağmurlu havada yanan kamp ateşiydi, içtiğim en lezzetli çay, kampta yağmur sesi eşliğinde içtiğim çaydı.

Bence kamp için en güzel mevsimler sonbahar ve ilkbahar ayları. Renklerin bu kadar çeşitli ve güzel olduğu bence başka bir zaman yok. Hava sıcaklıkları açısından da en güzel zamanlar. Bu nedenle sonbaharda eve kapanmak yerine daha fazla dışarı çıkmak gerek.

Şimdi gelelim kamp yaptığımız yere. Daha önce hiç gitmediğimiz bir yere gitmek istiyorduk. Uzun zamandır aklımızda olan Erikli Yaylası’nın iyi fikir olduğunu düşünüyorduk, iyi ki de öyle düşünmüşüz. Uzun uzun anlatıp sizleri sıkmak istemem, bu nedenle 5 maddede Erikli kampı bizim için nasıldı bunu özetlemek istiyorum. Hemen altında da kamp videomuzu bulabilirsiniz 😉

1. İstanbul ve Bursa’ya çok yakın. Kısa zamanlı bir plan için çok ideal. Biz İstanbul-Kadıköy’den çıktıktan 2 saat sonra kamp yerine gelmiştik. (Osmangazi köprüsünü kullanarak)

2. Doğası inanılmaz. Yaylanın yanında oldukça yoğun akan dere mevcut. İster içeceklerinizi soğutun, ister derenin sesiyle güzel bir uyku çekin.

3. Yaylada telefonlar çekmiyor. Benim en sevdiğim konu bu. Dünyadan bir süre kopmak gerçekten çok iyi geliyor. Mecbur durumda kalırsanız, Çamur Evler adında bir işletme var, oldukça sıcakkanlıydılar. Uydu internetleri mevcut, whatsapp üzerinden istediğiniz kişiyi arayabiliyorsunuz. Ben sonradan gelecek 2. ekibe yolu tarif etmek için aradım. 5 TL tuttu. http://camurevler.com/

4. Sadece kamp değil, günübirlik yürüyüşler için de ideal. Çifte Şelalelere ve Dipsiz Göl etrafında güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz. Şelaleye vardığınızda oturup keyfini çıkarmak için yanınızda bardak termosta çay veya kahve taşıyabilirsiniz.

5. Fotoğrafçılar için çok güzel bir yer. Özellikle de Sonbahar’da doğanın her rengini görmek mümkün. Bizim bu kampımız kısa ve yağmurlu olduğu için fotoğraf çekmekten çok yemeğe ve dinlenmeye ayırdık vaktimizi.

Kampın Özeti burada 😉

Gitmeyi düşünüyorsanız burayı okumanızda yarar var 😉

Hangi mevsimde gidilir?

Sonbahar ve İlkbahar en uygun zaman bizim için. Yazın çok fazla günübirlikçi oluyormuş. Kış kampı sevenler için de değerlendirilebilir, kışın yolların açık olduğunu söylediler.

Yol durumu nasıl?

Teşvikiye köyüne kadar yollar güzel, tamamen asfalt. Köyden yayla yoluna girince arada yolda ufak çukurlar veya bozulmalar olsa da, yayla girişine kadar yine asfalt. Yayla girişinden itibaren yollar toprak, çok yağışlı havalarda toprak yolda ilerlemek zor olabilir. Biz az yağışlı bir havada Clio4 gibi bir binek araçla zorlanmadan gidebildik. Bu arada biz İstanbul Kadıköy’den yola çıktıktan sonra hiç durmadan 2 saat sonra kamp yerine varabildik. (Osmangazi köprüsünü kullanarak)

Giriş ücreti var mı?

Yayla girişinde 10 TL ücret alınıyor kişi başı. Biz sezon dışı gittiğimiz için kapıda görevli yoktu ancak sonradan bizi bulup ücreti yine istediler. Karşılığında girişteki işletmedeki tuvaletleri kullanabiliyorsunuz. Yayla tarafında ayrı bir tuvalet yok. Bunun dışında ek bir ücret yok. Çifte şelaleler veya dipsiz göl tarafında bir ücret alınmıyor.

Önerilerimiz:

Alışveriş: Kampa gidiyorsanız alışverişinizi Teşvikiye köyüne gelmeden önce tamamlamanızda yarar var. Teşvikiye’ye gelmeden sahil yolu üzerinde son Migros gibi büyük marketler mevcut. Kişisel tercihimiz olarak, biz alışverişimizi genelde yola çıkmadan hallediyoruz. Çünkü yolda durum bir şeyler almak düşünüldüğünden fazla vakit kaybettiriyor. Biz özellikle bildiğimiz kasap ve manavlardan en sevdiğimiz ürünleri almaya çalışıyoruz. Kampta tadı bir ayrı çıkıyor. 🙂 Özellikle 1 günden fazla kalmayı düşünüyorsanız, büyük termobox bulundurmanız uygun olacaktır.

Yağmurlu havalar için Kamp tavsiyeleri:

  • Yanınızda branda taşımanız belki de en hayati konulardan. Kendi kuru alanınızı yaratmanız önemli.
  • Kıyafet olarak temel ihtiyaçlarınız; yağmurluk, su geçirmez bot, bol yedek çorap ve mümkün olduğunca hızlı kuruyan kıyafetler. Pamuklu genelde tercihimiz.
  • Kuru odun bulabilmek diğer en önemli görevlerden biri. Gittiğiniz bölgede uzun süredir yağmur yağıyorsa kuru odun bulmanız zor olacaktır. Bu nedenle yol üzerinden, daha kuru bölgelerden geçerken kuru odun görürseniz birkaç tane aracınıza atmanızda fayda var. Hiç bulamazsanız, gördüğünüz işletmelerden birkaç kuru odun isteyebilirsiniz, ben bu zamana kadar ne zaman istesem hiçbir zaman boş çevrilmedim. Herhangi bir ücret de kabul etmediler.
  • Sıcak su torbası. Evet özellikle soğuk havalarda, çok işe yarar. İster dışarıdayken kendinizi ısıtın, ister gece uyacağınız zaman çadırda ısınmak için kullanın.

Sonraki maceralarda görüşmek üzere 😉

Benzer Hikayeler

1 yorum

Turuncunun Elli Tonu | Fotoğraf Tutkunları İçin 10 Sonbahar Rotası | Yoldaki Dansçı 16 Kasım 2019 - 21:16

[…] Erikli Yaylası ve çevresi hakkında detaylı bilgi isteyenleri ise şu yazımıza alabiliriz -> Sonbaharda Kamp Başkadır – Erikli Yaylası […]

Yanıtla

Bir Yanıt Bırak