Yaz Bitmeden Yapılacaklar Listesi | Bozcaada’ya Gidin!

Yoldaki Dansçı 9 Ağustos 2018
Herkese merhaba,
Geçtiğimiz hafta sonu Bozcaada’daydık. Çok uzak değil ama uzak gibi de, kargaşadan uzaklaşmış gibi ya da, neyse böyle tatlı bir yer biliyorsunuz burası 🙂
Hakkında çok fazla yazıldı çizildi, tavsiyeler verildi. Biz de çok tekrara düşmeden tecrübelerimizi aktarmak ve güncel bilgileri vermek istedik.
Hadi buyrun, Ada’ya gidiyoruz!

1- Ulaşım

Bozcaada Ulaşım

 

Ulaşım kısmını ikiye bölelim, Ada’ya ulaşım, Ada’da ulaşım 🙂

Bu yaz arabamız yok maalesef. Bu durum bizi sıkmışken bir yandan da tatil yapmak istiyorduk ve çareyi Bozcaada’ya otobüsle gitmekte bulduk. İstanbul’dan gece saat 1’de kalkan otobüs bizi sabah saat 8’deki Bozcaada Vapuru’na yetiştirdi. Aslında son derece mantıklı bir ulaşım aracı, aracınız varsa bile düşünülebilir. Hem kullanan kişi yorulmuyor, hem de tüm gün size kalmış oluyor.

Gelelim adadaki ulaşıma; Bozcaada çok büyük değil ama biraz kalabalıktan uzak koylarda vakit geçirmek istiyorsanız aslında araba olsa iyi olur. Ama yoksa sorun mu, tabi ki hayır! Biz ilk gün bir çılgınlık yapı bisiklet kiraladık canımız çıktı 🙂 Neyse ki bir gün sonra Barış imdadımıza yetişti de araçla bol bol gezdik 🙂 Motor ve ATV alternatifleri düşünülebilir bu arada ama biraz pahalı. Bir diğer çözüm ise minibüsler, hem Akvaryum hem Ayazma yönüne giden minibüslerle adayı keşfedebilirsiniz.

 

 

2- Konaklama

Ada’da yer bulmak çok kolay değil o nedenle hızlı karar vermekte fayda var. Oda fiyatları 200-250 TL ‘den başlıyor diyebilirim. Alternatif olarak kamp alanları da değerlendirilebilir.

Bizim İki önerimiz olacak, her ikisi de bağ evi. Genelde bağ evleri merkezden 5-10 dk yürüme mesafesinde oluyor, akşam yemek için zaten merkezde olacağız deyip tercihimizi sakin doğayla iç içe bu bağ evlerinden yana kullandık ve çok da memnun kaldık.

Odaları çok tatlı, sizi bambaşka bir diyara götürüyor. Kocaman bir bahçesi, bahçesinde atı ve çok ilgili sahipleri var. Biz hafta sonu boyunca çok keyif alarak konakladık.

Aslında ilk tercihimiz Kardinal’di ama yerler çok önceden dolduğu için maalesef burada kalamadık. Ama ilk gün erken gidişimizin şerefine bir kahvaltı molası için uğradık. Kahvaltısı tek kelimeyle muhteşem! Bahçeden domatesler, ev yapımı reçeller, sıcacık pişiler…

3- Plajlar

Biz Bozcaada’daki kapitalistleşmemiş plaj kültürünü çok ama çok seviyoruz. Konsept şu:  Sandalyenizi, şemsiyenizi ve yiyecek içeceğinizi alın içinize sinen bir koyda keyfinize bakın. Araba bu noktada işe yarıyor işte, biraz donanımlı gidip mini dolap, şemsiye gibi daha uzun ve konforlu vakit geçirilebilir.

Gelelim favorilerimize:

 

  • Adını bilmediğimiz küçük koylar

Bizce Bozcaada’nı en güzel yanı bu bakir koyları.. Önceden kısa bir GoogleMaps keşfi de yardımcı olabilir.

  • Akvaryum

Akvaryum kesinlikle popülerliğini hak ediyor! Pırıl pırıl bir su. Çoğu plajda olduğu gibi burada da işletme yok, dolayısıyla tedarikli gitmek gerek. Hem araçla hem minibüslerle çok rahat ulaşılabilir; 11:30, 14:00 ve 17:00’de seferler düzenleniyor.

  • Ayazma

Evet güzel, ama çok bizlik mi emin değilim. Sanırım biz biraz daha minik koy, az kişi insanıyız. Ayazma çok büyük ve çok popüler dolayısıyla herkesin ilk aklına gelen yer. Sanki biraz daha adanın müdavimlerinden çok adaya ilk defa gelenler tercih ediyor. Tabi bomboşken orda olup bu güzel plajın keyfini çıkarmak isterdik ama hafta sonu durumlar malum.

  • Sulubahçe

Ayazma’nın hemen yanındaki bu plaja yine araç ya da minibüs ile rahatlıkla ulaşılabilir. Tesis yok  bu nedenle bakir kalmış güzelliklerden diyebiliriz.

  • Habbele

Burayı biraz zorunluluktan keşfettik açıkçası. Maalesef araç olmadığı ve bir önceki gün sıcaktan kavrulduğumuz için çizgimizin dışına çıkalım, şemsiyeli şezlonglu bir yer bulalım dedik. Habbele sakin bir tesis, saat 12’ye kadar rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, rezervasyonsuz gidilirse yer bulmak biraz zor olabilir. Bir de koyda tesis olmasına rağmen önündeki plaj tüm halkın kullanımına açık, bunu sevdik 🙂

4- Yemek ve Şarap

Geldik en güzel kısma, Bozcaada tam bir yemek cenneti. Sabah’tan başlayıp akşama kadar neler yenebilir şöyle sıralayalım:

Kardinal’de kahvaltıyı zaten söylemiştik. İlk gün şöyle güzel bir başlangıç için en iyi alternatif kesinlikle.

Çiçek Pastanesi’nden kurabiyelerinizi, marketten içeceklerinizi aldınız, sonra gelsin tüm gün deniz keyfi

Bozcaada şarapları ile meşhur biliyorsunuz. Güzel bir şarap tadımı yapmak isterseniz tavsiyemiz belli :  Tenedion. Yazın sıcağında serin mahzende peynir tabağı ve şarap tadımı güzel bir plan oluyor. Roze şarapları biraz farklı Gizem’e göre çok ferahlatıcı tam bir yaz içeceği o yüzden üç şişe aldı ama herkes sevmeyebilir. İlla ki damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz. Fiyatlar da gayet makul bu arada, şişeler 25 TL’den başlıyor.

Biraz sıcak mı bastı mis gibi süt kokulu dondurmalar var, Ada Dondurmacısı bunun için doğru adres.

Akşam mutlaka güzel bir rakı sofrası yapılacak ama gitmeden önce yerinizi ayırtmanız gerek. Biz doyamadık iki akşam da Cabalı Meyhane’de yedik 🙂 Kaya koruğu, kabak kızartma ve  güveçte patlıcan (adını unuttum ama kaşarlı patlıcan üzerine yoğurt enfes ) kesinlikle yiyin, yerken bizi hatırlayın.

5- Başka 🙂

  • Rum Mahallesi’nin sokaklarını keşfedin, bol bol fotoğraf çekin. Belki bir gün denizden vaz geçip ya da erken gelip güzel bir ada keyfi yapılabilir. Instagram’dan da görmüşsünüzdür biz çekimlere doyamadık 🙈
  • Takıcıları, minik dükkanları gezin. Özellikle el yapımı güzel takıları olan Kargabak favorimiz.
  • Şarabınızı alıp rüzgar güllerinin orada gün batımının tadını çıkarın
  • Dönüş yolunda ayçiçeği tarlalarına dalın 🙂

Hepinize şimdiden iyi tatiller! Giderseniz bize adadan Velidede’den damla sakızlı kahve getirmeyi unutmayın 🙂

Benzer Hikayeler

Bir Yanıt Bırak