Karia Yolu Yürüyüş Maceramız | Datça Parkuru

Yoldaki Dansçı 12 Aralık 2019

Datça’yı ne kadar sevdiğimizi bilenler bilir. Bu sonbahar da 29 Ekim tatilini fırsat bilip yine yönümüzü bu güzel yarım adaya çevirdik.

Peki nedir bu Karia Yolu ya da Karia?

Karia Muğla’nın iç ve kuzey kısımlarını kapsayan bölgenin antik çağlardaki adı. Karia medeniyeti ise MÖ.11.yy’dan MÖ.535 yıllarına kadar bağımsızlıklarını korumuş, hatta çoğu tarihçi Anadolu’nun yerleşik haklarından olduklarını düşünüyor.

Karia Yolu ise işte bu coğrafyayı dolaşan , 800 km’lik uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun yürüyüş parkuru özelliğini taşıyan muhteşem bir rota. Rota resmi olarak 2013 yılında açıldı ve doğa severleri bekliyor!

Biz hem dinlenmek hem de doğa ve yürüyüşün keyfini çıkartmak istediğimiz için çok da zorlu olmayan bir gezi planladık. O nedenle aşağıdaki planı ilk defa trekking yapacak olanlara bile öneririz, tabi ki birkaç şartla 🙂

Karia Yolu Datça Parkuru’nda Dikkat Edilmesi Gerekenler

En kısa zamanda ilk defa konaklamalı trekking yapacaklar için önerilerimizi yazacağız. Ancak madem Karia Yolu önce geldi, burada da bazı önemli noktaların altını çizmekte fayda var.

1- Gitmeden rotayı çalışın : bunun için Karia Yolu kitabından ya da Karia Yolu web sitesinden faydalanabilirsiniz. Çok basit ve güzel iki kaynak.

2- GPS’iniz olsun : Resmen açılmış bir parkur olduğu için tabi ki kırmızı beyaz işaretler var. Ama yolun çoğunda telefon çekmiyor, dolayısıyla olası bir rotadan çıkma durumu için tedbirli olmakta fayda var.

3 – Bileklerinizi koruyun : Yol engebeli olduğu için bilekli bir yürüyüş botu en doğru tercih olacaktır.

4- Doğru miktarda su ve yiyecek bulundurun : Karia Yolu’nun bu rotası tamamen bakir koylardan ve tepelerden geçiyor. Likya Yolu’nda olduğu gibi yol üstünde çok sık çeşmeler ya da köyler yok. O nedenle konaklama noktalarını su ve yiyecek imkanlarına göre planlamak ve yeterli miktarda su ile yürümek önemli. Bunun için web sitesinde detaylı bir harita mevcut.

5- Hafif olun : Daha önceki maddelerde belirtiğimiz gibi rota biraz engebeli ve sırtınızda evinizi de taşıyacağınızı hesaba katarak minimun ama sizi zorda da bırakmayacak sayıda kıyafetle gidin. Yol ilerledikçe her gramın ağırlığı daha da artacak.

Karia Yolu Rota Özetimiz

İlk iki gün konakladığımız noktaları su ve yiyecek imkanlarına göre seçerek belirledik. Günlük yürüyüş uzunluğunu keyif yapmaya da fırsat kalması için 9 km civarında tuttuk. Son gün ise kendimize ödül vermek için çok çok sevdiğimiz Knidia Eco Farm’da tamamladık.

İşte kompakt Karia Yolu planımız!

  1. Gün : Palamutbükü – Kalamış Koyu
  2. Gün : Kalamış Koyu – Knidos Antik Kenti
  3. Gün : Knidos Antik Kendi – Knidia Eco Farm
Palamutbükü – Kalamış Koyu – Knidos – Eco Farm

1. Gün : Palamutbükü – Kalamış Koyu

Araçları Palamutbükü’nün sonundaki otoparka bıraktık ve ilk mola noktamız olan Belen’e doğru yürüyüşe heyecanla başladık.

Yolun bu kısmı yaklaşık 6 km ancak Palamutbükü merkezinden çıktıktan sonra sağlam bir tırmanış başlıyor. Kolay değil deniz seviyesinden yaklaşık 175 m yükseklikteki Belen‘e gidiyoruz. Biz rotayı 1 saatte tamamladık ve Belen Köy çeşmesinde mataralarımızı doldurduk.

Yolun bundan sonraki kısmı biraz daha dik, anca sonunda sizi çok güzel bir tepeye çıkarıyor. Artık köyler arkada kaldı doğa ve gün batımı ile başbaşasınız. İşte GPS’in önemi tam burda başlıyor yolda sizi şaşırtabilecek ancak bir yere çıkmayan birkaç patika daha var, onlara girersenin birkaç kez git-gel yapmanız gerekebilir.

Manzara karşısında heyecanımıza yenik düşüp fotoğraf ve videolarla oyalandığımız için 3 km’yi 2 saatte tamamladık.

Gün batımına karşı devam eden 3 km’lik yürüyüşün sonunda inişe geçiyoruz ve ilk konaklama noktamız Kalamış Koyu‘nda güneşi batırıyoruz. Burada bir ev var, su vs. kullanabilirsiniz. Biz daha önceki yazılardan yemek de olabileceği fikrine kapılmış ve bunun heyecanı ile varmıştık. Ancak evde kendi halinde bir amca yaşıyor, yardımcı tabi ama hayaller suya yemek konusunda iş başa düştü 🙂 Ateş başında yanımızdaki ton balığı ve ekmekleri yiyerek güzel bir keyif yaptık.

2. Gün : Kalamış Koyu – Knidos Antik Kenti

Yorgunluk sonrası uyku gibisi yok, ama açık havada dalga sesiyle tekrardan dinç bir şekilde uyuyorsunuz. Şansımıza Kalamış Koyu’ndaki ev sahibi amcanın çoçukları ziyaretine geldi ve birlikte güzel bir köy kahvaltısı yaptık. Tabi bu güzel tesadüf her zaman olmaz sabah için de birkaç parça yiyeek bulundurmakta fayda var.

Kalamış Koyu’ndan sonra sahil kenarından, kayalıkların üzerinden tırmanmalı inmeli bir yol başlıyor. Biraz zor ama inanılmaz keyifli! Hedef arada güzel bir plajda deniz molası verip gün batımı için Knidos‘a varmak.

Tabi ki yine oyalanarak gidiyoruz ama tam zamanında Knidos’a varıyoruz. yolculuğumuz yine 9km ve 4 saat sürüyor.

Aslında hedefimiz Knidos Antik Kenti’nden devam edip bir sonraki koyda kamp kurmaktı ancak karanlık yürüme riskini lamayıp Knidos Antik Kenti girişindeki otopark /alanında çadırlarımızı kurduk sonra da restoran da bir güzel rakı keyfi yaptık.

Otopark demek içinizi karatmasın güzel bir manzaraya bakan bir tepe gibi düşünebilirsiniz 😉

3. Gün : Knidos Antik Kenti – Knidia Eco Farm

Yürüyüşün son günü… İyice yorulan keyif düşkünü ekip tabi ki restoranda serpme bir kahvaltı ve sabah denizi ile enerji toplayarak güne başlıyor 🙂

Sonrasında antik kent içinden geçen yolumuza devam ediyoruz. Yolun buradan sonraki kısmı inanılmaz güzel! Önce sizi antik kenti tepeden gören bir manzara noktasına çıkarıyor sonra ise dağların yamacında minik bir patikadan ilerletiyor… Uçurum değil ama makilere dikat etmek lazım uzun kıyafetler giymekte fayda var. Maki = kısa ve dikenli bitki örtüsü bu gezide tam olarak anlıyoruz 🙂

İlk mola noktamız vadideki sarnıç… Yolun bu yaklaşık kısmı yaklaşık 4 km ve biz 2 saatte tamamladık.

Sarnıçtan sonra yol ilk bölüm kadar dik değil, daha geçiş patikalardan ve pek çok güzel sahilden geçerek ilerliyor. Biz tercihimizi dağlardan inişte ilk karşılaştığımız en geniş plajdan yana kullandık ve gün batımına kadar burada takıldık. Yine 4 km 2 saat gibi düşünebilirsiniz.

Plajlar bittiğinde yol köyün içine doğru ilerliyor. Sarnıçtan sola dönüyorsunuz ve hedef Knidia Eco Farm!

Burası ıssız dağların arasına kurulmuş bir cennet, Ali ve Aynur ile özlem giderip muhteşem yemeklerini yiyoruz. Gezinin bundan sonrası tamamen keyif, yemek, sohbet , muhabbet, dans…

Instagram‘da da pek çok kez bahsetmiştik; bir yere yürüyerek varmanın, ıssız plajlarda konaklamanın, muhteşem manzaralar eşliğinde arkadaşlarınızla gün batımına yürümenin keyfi paha biçilemez. Mutlaka bir tatilinizi bu gibi bir plana ayırmanızı tavsiye ederiz. Umarım bilgi verebilmiş ve ilham olabilmişizdir.

Benzer Hikayeler

Bir Yanıt Bırak